Kafanı kalorifer peteğine çarpınca, insanlar sana buz yetiştirirken, sende beyin kanaması belirtileri oluşması.
Tabi bu yaşanırken de, etraftaki ustalara ( Boyacı, Parkeci, Cilacı) durumu belli etmeden, şerefimle ölürüm diye senaryo yazmak.
En komiğide bugün kafana her dokunduğunda acı duyarken, gülmek.
03 Temmuz 2009 Cuma
01 Temmuz 2009 Çarşamba
Yalan
Kişi önce kendine, sonra başkasına yalan söylememeli.
İnsan olmanın değeride bu değilmidir zaten...
İnsan olmanın değeride bu değilmidir zaten...
27 Haziran 2009 Cumartesi
24 Haziran 2009 Çarşamba
Her günün bitiminde bir şeyler öğreniyorsan,
Ömrün sana vazgeçilmez dostlar kazandırıyorsa,
Sabaha gülerek açabiliyorsan gözlerini,
Büyüdüğüne üzülme.
Mutlak göçe bir adım daha yaklaşmışsın
Olsun ne önemi var,
Geride kalacaklara
Baktıklarında gülümseyebilecekleri,
Seni sevgiyle yad edebilecekleri
Bir tek fotoğraf bile bırakabilmişsen
Ve yüzündeki gülüşü doyasıya yaşayabilmişsen
Büyüdüğüne üzülme.
Bırak günler sende iz bıraksın,
Bırak çizgilerin ve akların artsın,
Yeter ki yarın dünü aratmasın
Çünkü varsın....
İyi ki varsın ..
Doğum günün kutlu olsun ..
Seni çok seviyorum güzel kızım:))
23 Haziran 2009 Salı
16 Haziran 2009 Salı
Shakespeare
Korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür.
Ve der ki:
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.'
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :
'İnsanların çoğu...
Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için...
Ve der ki:
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.'
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :
'İnsanların çoğu...
Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için...
10 Haziran 2009 Çarşamba
Umut ve Dua
Söylediğim şarkılar
Avuçlarımı yakıyor,
Alkışsız sahnenin tam ortasında...
Ayıp yok ama alnımda.
Bitsede kalemlerin yazısı,
Bir elimde umut,
Öbüründe dua....
Avuçlarımı yakıyor,
Alkışsız sahnenin tam ortasında...
Ayıp yok ama alnımda.
Bitsede kalemlerin yazısı,
Bir elimde umut,
Öbüründe dua....
16 Mayıs 2009 Cumartesi
İlgili aramalar: müzik - asuman krause,tenimizin uyumu,video klip,hq - asuman krause - tenimizin uyumu - video klip - hq
11 Mayıs 2009 Pazartesi
Shakespeare der ki,,,
İyi ol fakat çok iyi olma. Birazcık huysuz ol fakat çok değil.
İçinden geliyorsa dua et. Eğer sana rahatlık veriyorsa arada bir küfür de et.
Etrafındakilere mümkün olduğunca dostça davran, müşfik ol.
Eğer bir gün kötü davranmanı gerektirecek bir durum karşısında kalırsan;
bağır, çağır, kır, dök ve unut!
Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti yakala,
en ufak bir parçanın bile kaçmasına izin verme.
Yaşa, her şeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya gelmiş olduğun için, laf olsun diye günlerini geçirme.
Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan;
bütün kalbin, ruhun ve bedeninle sev!
Hayatını o şekilde yaşa ki; her an kendi elini sıkabilesin ve
her gün faydalı olan, hiç olmazsa bir şey yap ki;
gecelerin yaklaşırken örtüleri üzerine çekip kendi kendine
'ben elimden geleni yaptım' diyebilesin.
Düşüncelerin neyse hayatın da odur.
Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.
İçinden geliyorsa dua et. Eğer sana rahatlık veriyorsa arada bir küfür de et.
Etrafındakilere mümkün olduğunca dostça davran, müşfik ol.
Eğer bir gün kötü davranmanı gerektirecek bir durum karşısında kalırsan;
bağır, çağır, kır, dök ve unut!
Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti yakala,
en ufak bir parçanın bile kaçmasına izin verme.
Yaşa, her şeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya gelmiş olduğun için, laf olsun diye günlerini geçirme.
Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan;
bütün kalbin, ruhun ve bedeninle sev!
Hayatını o şekilde yaşa ki; her an kendi elini sıkabilesin ve
her gün faydalı olan, hiç olmazsa bir şey yap ki;
gecelerin yaklaşırken örtüleri üzerine çekip kendi kendine
'ben elimden geleni yaptım' diyebilesin.
Düşüncelerin neyse hayatın da odur.
Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.
09 Mayıs 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)